Loading...

anadolugram

Anadolugram Gram gram Anadolu🌹 ⭐⭐⭐⭐⭐ 👉 #anadolugram 👉 @anadolugram http://www.anadolugram.com/
2,929 posts
316.69k followers
523 following
anadolugram

@anadolugram

Anadolugram
Tebrikler 👉👉👉 @ahmetkizilhan

#ay #moon #supermoon
172 9,178 16 hours ago
Tebrikler 👉👉👉 @ahmetkizilhan

#ay #moon #supermoon
anadolugram

@anadolugram

Anadolugram
Tebrikler 👉👉👉 @elenakozlova.photo
152 10,138 18 hours ago
Tebrikler 👉👉👉 @elenakozlova.photo
anadolugram

@anadolugram

Anadolugram
Tebrikler 👉👉👉 @lushpin_
160 9,769 Yesterday
Tebrikler 👉👉👉 @lushpin_
anadolugram

@anadolugram

Anadolugram
Tebrikler 👉👉👉 @_kenannihatelci_
154 8,923 Yesterday
Tebrikler 👉👉👉 @_kenannihatelci_
anadolugram

@anadolugram

Anadolugram
Bu ışıltılı manzaraya alıştık, çok alıştık. Öyle alıştık ki, sıradanlaştı gözümüzde. Fotoğrafçı bu özel an’ı sessiz bir zarfa koymuş. Ne motor sesi duyuluyor ne rüzgâr vuruyor yüzümüze ne dalgalar kırışıyor biteviye. Köprü her zamanki vakarıyla yükünü omuzluyor. Boğaz’ın suları mavi bir suskunluğa sarılı, bekliyor. 
Gözümüze görünen manzarada ne çok insan var oysa. Arabaların içinde olanlar. Uzakta görünen gökdelenlerde çalışanlar. Ortaköy’ün sırtlarındaki ışıltılı pencerelerin ardını bekleyenler. Her birinin özel ihtiyaçları var; dile gelmez hayalleri var, mahrem idealleri var. Bir yerden bir yere gidenler var, belki aceleciler, ulaşmaları gereken hedefleri var, belki endişeleri var, belki sevinçleri. Gülücükler var yüzlerde belki. Gözyaşları var belki yanaklarda. Belki ilk defa Köprü’den geçen bir çocuk arka koltukta açmış gözlerini hayretle bakıyor. Belki biri sevdiğine kavuşmanın heyecanıyla Boğaz’a bakmayı unutuyor. Hikâyeler geçiyor Köprü’den. Köprü’yü hikâyelerinden geçiriyor insanlar. 
Mümkün olsa da açıversek bu an’ın sesini. Eski bir radyonun düğmesini kıvırır gibi. Plak cızırtıları gibi seslense her bir hikâye. Mırıltıları duysak. Birbirine karışan seslerin uğultusu vursa kulağımıza. Gemilerden ışıltılı pencerelere bakan uzun yol kaptanların hasretli iç çekişlerini kaydedebilsek. Araba ışıltılarının ardında gözükmeyen o an’ın yolcularına, çok sonra, onları düşündüğümüzü duyurabilsek. Köprü’nün yorgun ayaklarının sızısıyla dertlensek. Bir zamanlar heyecanla tellerine takılan gözlerin ardındaki hikâyeleri duyabilsek
An dediğimiz, incecik bir tohum. Patladı mı ucundan, şehri alıp götüren, mekânı hiç bitmez bir şiire dönüştüren, ışıkları düşünceye daldıran uğultulu bir ağaç olur. Dal uçlarında hüzün ve sevinç çiçekleri açar, insan yüzlü yapraklar döker. 
En iyisi, susmak. An’ın suskunluğuna katılmak. Patlarsa an’ın tohumu, başımız derde girer. Kesin derde girer. Ağırlaşır; ağrır!

Fotoğraf 👉👉👉 @tariksaroglu

Yazı 👉👉👉 @senai.demirci

#istanbul #edebiyat #şiir #üsküdar
121 7,315 2 days ago
Bu ışıltılı manzaraya alıştık, çok alıştık. öyle alıştık ki, sıradanlaştı gözümüzde. fotoğrafçı bu özel an’ı sessiz bir zarfa koymuş. ne motor sesi duyuluyor ne rüzgâr vuruyor yüzümüze ne dalgalar kırışıyor biteviye. köprü her zamanki vakarıyla yükünü omuzluyor. boğaz’ın suları mavi bir suskunluğa sarılı, bekliyor.
gözümüze görünen manzarada ne çok insan var oysa. arabaların içinde olanlar. uzakta görünen gökdelenlerde çalışanlar. ortaköy’ün sırtlarındaki ışıltılı pencerelerin ardını bekleyenler. her birinin özel ihtiyaçları var; dile gelmez hayalleri var, mahrem idealleri var. bir yerden bir yere gidenler var, belki aceleciler, ulaşmaları gereken hedefleri var, belki endişeleri var, belki sevinçleri. gülücükler var yüzlerde belki. gözyaşları var belki yanaklarda. belki ilk defa köprü’den geçen bir çocuk arka koltukta açmış gözlerini hayretle bakıyor. belki biri sevdiğine kavuşmanın heyecanıyla boğaz’a bakmayı unutuyor. hikâyeler geçiyor köprü’den. köprü’yü hikâyelerinden geçiriyor insanlar.
mümkün olsa da açıversek bu an’ın sesini. eski bir radyonun düğmesini kıvırır gibi. plak cızırtıları gibi seslense her bir hikâye. mırıltıları duysak. birbirine karışan seslerin uğultusu vursa kulağımıza. gemilerden ışıltılı pencerelere bakan uzun yol kaptanların hasretli iç çekişlerini kaydedebilsek. araba ışıltılarının ardında gözükmeyen o an’ın yolcularına, çok sonra, onları düşündüğümüzü duyurabilsek. köprü’nün yorgun ayaklarının sızısıyla dertlensek. bir zamanlar heyecanla tellerine takılan gözlerin ardındaki hikâyeleri duyabilsek
an dediğimiz, incecik bir tohum. patladı mı ucundan, şehri alıp götüren, mekânı hiç bitmez bir şiire dönüştüren, ışıkları düşünceye daldıran uğultulu bir ağaç olur. dal uçlarında hüzün ve sevinç çiçekleri açar, insan yüzlü yapraklar döker.
en iyisi, susmak. an’ın suskunluğuna katılmak. patlarsa an’ın tohumu, başımız derde girer. kesin derde girer. ağırlaşır; ağrır!

fotoğraf 👉👉👉 @tariksaroglu

yazı 👉👉👉 @senai.demirci

#istanbul #edebiyat #şiir #üsküdar
anadolugram

@anadolugram

Anadolugram
Tebrikler 👉👉👉 @saman_abzz
245 32,632 2 days ago
Tebrikler 👉👉👉 @saman_abzz
anadolugram

@anadolugram

Anadolugram
Tebrikler 👉👉👉 @kashmirthroughmylens
109 7,029 2 days ago
Tebrikler 👉👉👉 @kashmirthroughmylens
anadolugram

@anadolugram

Anadolugram
Böyle bir yerde bisiklet sürebilir miydiniz? 😊 📸📸 @kilianbron
461 7,016 3 days ago
Böyle bir yerde bisiklet sürebilir miydiniz? 😊 📸📸 @kilianbron
anadolugram

@anadolugram

Anadolugram
Tebrikler 👉👉👉 @fotozade
108 7,986 3 days ago
Tebrikler 👉👉👉 @fotozade
anadolugram

@anadolugram

Anadolugram
Zamanın mekâna hükmettiğini biliriz. Öyle öğrettiler bize. Nitekim gördük de. İşte mevsimler; güz bahar kış… Sonra gece ve gündüz. Öğle, ikindi akşam. Peki ya mekânın zamana hükmettiği olur mu? Benim cevabım net: “Evet!” Evet’ime ise bu mekânı şahit gösteriyorum. Burada, işte tam burada, sıcak birer çay da varsa masada, zaman durur, mevsim geçişleri yavaşlar, gündüz kalakalır yerinde. 
Gelin eğilin biraz; siz de görebilirsiniz, belki duyarsınız, belki hissedersiniz. İnanırsınız benim gibi. Emin de olabilirsiniz. Bakın, burada, mekânın serinliği başını okşuyor zamanın. “Dur, gitme…” diyor; “sakinleş biraz!” Umulur ki, bunun üzerine habire koşturan zaman, gözlerini yeşilin büyüsüne kaptırır da şöyle sırt üstü çimenlerin üzerine uzanıverir, aylaklık eder. Tatlı bir öğle şekerlemesine mağlup olur belki. Hele şu yeşile bir kaptırdı mı gönlünü; ayakları dolanır; ağrıyan dizlerine biraz merhamet eder, çöker bir köşeye bağdaş kurar. Önü sıra kovaladığı akrebe ve yelkovana ettiği zulmü hatırlar; mahcup olur belki, utanır, vicdanını hatırlar, aman diler. Sislerin sakince salınışına, ağaçlarla sarmaş dolaş kucaklaşmasına tanık olunca, elini şakağına koyar, alnında birikmiş terleri siler. Delicesine çarpan kalbine acır da, çayırları koklamaya durur, kelebeklerin ardına düşer heyecanla… 
Yok yok, böyle olacağı yok… Yok efendim instagramda fotoğrafını gördüm, twitter’da bahsi ediliyor, face’lerde övülüyormuş diye uzaktan bakmayacağım. Hazır koşturması bitmişken zamanın, hazır elini ayağını bu güzelliğe bağlamışken, fırsat bu fırsat, asılalım “Ordu’nun dereleri aksa yukarı aksa”ya, tutunalım “nana dido”nun sızılı tellerine, sarılalım “Çayeli’nden öteye”nin beline, kol kola uzanalım zamanla, kandıralım vakti. Kanka olalım hemen. Bir an, sadece bir an; gelecek korkusunun da geçmiş zaman hüznünün de olmadığı bir an’da var olalım. Derin bir nefes alalım. “Gel unut dünyayı, çay demle bize…” derken şefkatle okşayalım saçlarını zamanın. (Meraklısına not: “Zaman” demeye gelir “dem”. Çayı demlerken, zamanı ekleriz çaya. Demi yudumlarken, zamanı tadarız dudaklarımızın arasında.) Fotoğraf 👉👉👉 @benimicinkesfet & @caggglar % @kesfegel 
Yazı 👉👉👉 @senai.demirci

#rize #anadolugram
144 9,615 4 days ago
Zamanın mekâna hükmettiğini biliriz. öyle öğrettiler bize. nitekim gördük de. İşte mevsimler; güz bahar kış… sonra gece ve gündüz. öğle, ikindi akşam. peki ya mekânın zamana hükmettiği olur mu? benim cevabım net: “evet!” evet’ime ise bu mekânı şahit gösteriyorum. burada, işte tam burada, sıcak birer çay da varsa masada, zaman durur, mevsim geçişleri yavaşlar, gündüz kalakalır yerinde.
gelin eğilin biraz; siz de görebilirsiniz, belki duyarsınız, belki hissedersiniz. İnanırsınız benim gibi. emin de olabilirsiniz. bakın, burada, mekânın serinliği başını okşuyor zamanın. “dur, gitme…” diyor; “sakinleş biraz!” umulur ki, bunun üzerine habire koşturan zaman, gözlerini yeşilin büyüsüne kaptırır da şöyle sırt üstü çimenlerin üzerine uzanıverir, aylaklık eder. tatlı bir öğle şekerlemesine mağlup olur belki. hele şu yeşile bir kaptırdı mı gönlünü; ayakları dolanır; ağrıyan dizlerine biraz merhamet eder, çöker bir köşeye bağdaş kurar. önü sıra kovaladığı akrebe ve yelkovana ettiği zulmü hatırlar; mahcup olur belki, utanır, vicdanını hatırlar, aman diler. sislerin sakince salınışına, ağaçlarla sarmaş dolaş kucaklaşmasına tanık olunca, elini şakağına koyar, alnında birikmiş terleri siler. delicesine çarpan kalbine acır da, çayırları koklamaya durur, kelebeklerin ardına düşer heyecanla…
yok yok, böyle olacağı yok… yok efendim instagramda fotoğrafını gördüm, twitter’da bahsi ediliyor, face’lerde övülüyormuş diye uzaktan bakmayacağım. hazır koşturması bitmişken zamanın, hazır elini ayağını bu güzelliğe bağlamışken, fırsat bu fırsat, asılalım “ordu’nun dereleri aksa yukarı aksa”ya, tutunalım “nana dido”nun sızılı tellerine, sarılalım “çayeli’nden öteye”nin beline, kol kola uzanalım zamanla, kandıralım vakti. kanka olalım hemen. bir an, sadece bir an; gelecek korkusunun da geçmiş zaman hüznünün de olmadığı bir an’da var olalım. derin bir nefes alalım. “gel unut dünyayı, çay demle bize…” derken şefkatle okşayalım saçlarını zamanın. (meraklısına not: “zaman” demeye gelir “dem”. çayı demlerken, zamanı ekleriz çaya. demi yudumlarken, zamanı tadarız dudaklarımızın arasında.) fotoğraf 👉👉👉 @benimicinkesfet & @caggglar % @kesfegel
yazı 👉👉👉 @senai.demirci

#rize #anadolugram
anadolugram

@anadolugram

Anadolugram
Ani Harabeleri - Kars

Tebrikler 👉👉👉 @muhammedkosen

#kars #aniharabeleri #ardahan #tarih
113 12,083 5 days ago
Ani harabeleri - kars

tebrikler 👉👉👉 @muhammedkosen

#kars #aniharabeleri #ardahan #tarih