Loading...

elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu Patoloji ve Fitoterapi uzmanı Pathology M.D. Phytotherapy M.Sc. Doğa ve bilim aşığı Nature and science lover http://www.elifguveloglu.com/
200 posts
27,964 followers
0 following
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#hurma #datepalm #kansersavarmutfak #oruçvesağlık  İftar sofralarının olmazsa olmazı hurma,  bilimsel verilere göre de bunu fazlasıyla hak ediyor.International Journal of Food Sciences and Nutrition(Uluslararası Gıda Bilimi ve Beslenme)dergisinde 2003'te şu başlıkta bir makale yayınlandı:'Hurma ağacının meyvesi; geleceğin muhtemel en iyi besini!'Aslında, zaten geçmişin de en iyi besinlerinden olmuş hurma,tarih boyunca hep kıymet verilmiş, el üstünde tutulmuş, kültürü ve ticareti yapılmış, tarihi eski Mısır'a Mezopotamya'ya kadar dayanıyor, 200'den fazla türü var. Hurma, %40-80 arası oranda kana kolay karışan saf bir şeker içeriyor ki bu yüzden saatlerce aç kaldıktan sonra kan şekerini sağlıklı bir şekilde yerine getirmek için oldukça uygun. Ancak ona sadece 'şeker' gözüyle bakmamak lazım;kas, kemik ve sinir sistemi için elzem olan 15 ayrı mineral,  birçok vitamin ve yine kolay kana karışan ve beyin-cilt-kas sağlığı için çok faydalı olan önemli yağlar da içeriyor, en önemlisi de kısa zincirli çabuk kana karışan yağlar, tam da oruç açarken ihtiyacımız olduğu gibi...Hurmanın şekeri sizi korkutmasın derken dayandığım ikinci nokta da meyvenin içerdiği bitkisel lif ki bu lifler şeker moleküllerini adeta 'tutuyor' ve mide bağırsak sistemine girdikten sonra dengeli bir şekilde yavaş yavaş kana şeker vermesini sağlıyor. İçerdiği manganez, selenyum ve çinko ise bağışıklık sistemini 'kamçılayan' ve hatta dünyanın birçok ülkesinde kanser hastalarına hap olarak reçete edilen maddeler.Hurma, o küçücük gövdesinden ve yüksek şeker içeriğinden de beklenmeyecek kadar kuvvetli antioksidanlarla dolu; flavonoidler,  prosiyanidinler, kumarik ferulik ve sinamik asitler gibi.Journal of Agricultural and Food Chemistry'de yayınlanan bir patoloji çalışmasında Hurmanın anti-mutajenik etkisi gösterildi ki anti-mutajenik etki, genetik şifremizi taşıyan DNA'larımızın kansere karşı ilk koruyucu kalkanı demek. Hurmada bir de kanser savaşçısı madde bulundu; beta D-glukan, hani şu Reishi mantarında bulunan. Karaciğer, böbrek ve mide koruyucu etkileri de gösterilen bu tabiat harikası meyvenin adı defalarca geçiyor Kuran-ı Kerim'de... Sağlıklı iftarlar diliyorum, sevgimle...
51 1,050 18 hours ago
#hurma #datepalm #kansersavarmutfak #oruçvesağlık İftar sofralarının olmazsa olmazı hurma, bilimsel verilere göre de bunu fazlasıyla hak ediyor.international journal of food sciences and nutrition(uluslararası gıda bilimi ve beslenme)dergisinde 2003'te şu başlıkta bir makale yayınlandı:'hurma ağacının meyvesi; geleceğin muhtemel en iyi besini!'aslında, zaten geçmişin de en iyi besinlerinden olmuş hurma,tarih boyunca hep kıymet verilmiş, el üstünde tutulmuş, kültürü ve ticareti yapılmış, tarihi eski mısır'a mezopotamya'ya kadar dayanıyor, 200'den fazla türü var. hurma, %40-80 arası oranda kana kolay karışan saf bir şeker içeriyor ki bu yüzden saatlerce aç kaldıktan sonra kan şekerini sağlıklı bir şekilde yerine getirmek için oldukça uygun. ancak ona sadece 'şeker' gözüyle bakmamak lazım;kas, kemik ve sinir sistemi için elzem olan 15 ayrı mineral, birçok vitamin ve yine kolay kana karışan ve beyin-cilt-kas sağlığı için çok faydalı olan önemli yağlar da içeriyor, en önemlisi de kısa zincirli çabuk kana karışan yağlar, tam da oruç açarken ihtiyacımız olduğu gibi...hurmanın şekeri sizi korkutmasın derken dayandığım ikinci nokta da meyvenin içerdiği bitkisel lif ki bu lifler şeker moleküllerini adeta 'tutuyor' ve mide bağırsak sistemine girdikten sonra dengeli bir şekilde yavaş yavaş kana şeker vermesini sağlıyor. İçerdiği manganez, selenyum ve çinko ise bağışıklık sistemini 'kamçılayan' ve hatta dünyanın birçok ülkesinde kanser hastalarına hap olarak reçete edilen maddeler.hurma, o küçücük gövdesinden ve yüksek şeker içeriğinden de beklenmeyecek kadar kuvvetli antioksidanlarla dolu; flavonoidler, prosiyanidinler, kumarik ferulik ve sinamik asitler gibi.journal of agricultural and food chemistry'de yayınlanan bir patoloji çalışmasında hurmanın anti-mutajenik etkisi gösterildi ki anti-mutajenik etki, genetik şifremizi taşıyan dna'larımızın kansere karşı ilk koruyucu kalkanı demek. hurmada bir de kanser savaşçısı madde bulundu; beta d-glukan, hani şu reishi mantarında bulunan. karaciğer, böbrek ve mide koruyucu etkileri de gösterilen bu tabiat harikası meyvenin adı defalarca geçiyor kuran-ı kerim'de... sağlıklı iftarlar diliyorum, sevgimle...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#glukojen #glukojendepoları #oruç #oruçvesağlık 
Bu bir karaciğer hücresinin elektron mikroskop altında çekilmiş fotoğrafı. Pembe renkli olarak gördüğünüz yapılar depolanmış glukojen molekülleri. Vücudumuz yakmadığı, kullanmadığı şekeri karaciğer ve kas hücrelerinde 'kıtlık' anında kullanabilmek için depolar, ancak bu 'kıtlık' zamanı hiç gelmeyince, evin ambarındaki bulgurun, pirincin eskimesi gibi eskir ve yenilenmesi, tazelenmesi gerekir ki bunun en etkili yolu da her sene değişen saatler boyunca,  uzundan kısaya, düzenli aralıklarda aç kalmaktır,  tam da ramazan orucunda olduğu gibi...Amaç bütün depoları yenileyip,  taptaze bir bedenle diğer seneye başlamaktır. Vücutta en fazla glukojen depolayabilen hücre tipi karaciğer  hücresidir ancak total ağırlık olarak kas dokumuz daha fazla olduğu için en fazla glukojen kaslarımızda depolanır. Sporcu sağlığı için de bu yüzden çok önemlidir oruç,  kaslardaki yakıt yenilenir,  taptaze ve yenilenmiş kaslarla, daha yüksek bir performansla 'yola devam' edilir. Arabasına koyduğu yakıta, ambarına koyduğu erzağına gösterdiği özeni,  tek sermayesi olan bedenine göstermez insanoğlu çoğu zaman,  taa ki hasta olana kadar...
İkinci resimde gördüğünüz ise bir glukojen molekülünün kimyasal yapısı; bir glukojen kor'u, 50 bin şeker molekülünün, daha sonra ihtiyaç halinde çözülebilecek şekilde özel kimyasal bağlarla 'sıkıca paketlenmesi' nden oluşuyor. Bir karaciğer veya kas hücresinde 20-40 adet glukojen-kor-kompleksi birleşip bir glukojen molekülü oluşturur ki bu durumda her bir glukojen yapısı bir milyondan fazla şeker molekülü içerir, muhteşem bir ilahi mekanizma...bize bahşedilmiş muhteşem bir beden...
Hayırlı ramazanlar, keyifli, mutlu sahurlar diliyorum,  sevgimle...
89 906 Yesterday
#glukojen #glukojendepoları #oruç #oruçvesağlık
bu bir karaciğer hücresinin elektron mikroskop altında çekilmiş fotoğrafı. pembe renkli olarak gördüğünüz yapılar depolanmış glukojen molekülleri. vücudumuz yakmadığı, kullanmadığı şekeri karaciğer ve kas hücrelerinde 'kıtlık' anında kullanabilmek için depolar, ancak bu 'kıtlık' zamanı hiç gelmeyince, evin ambarındaki bulgurun, pirincin eskimesi gibi eskir ve yenilenmesi, tazelenmesi gerekir ki bunun en etkili yolu da her sene değişen saatler boyunca, uzundan kısaya, düzenli aralıklarda aç kalmaktır, tam da ramazan orucunda olduğu gibi...amaç bütün depoları yenileyip, taptaze bir bedenle diğer seneye başlamaktır. vücutta en fazla glukojen depolayabilen hücre tipi karaciğer hücresidir ancak total ağırlık olarak kas dokumuz daha fazla olduğu için en fazla glukojen kaslarımızda depolanır. sporcu sağlığı için de bu yüzden çok önemlidir oruç, kaslardaki yakıt yenilenir, taptaze ve yenilenmiş kaslarla, daha yüksek bir performansla 'yola devam' edilir. arabasına koyduğu yakıta, ambarına koyduğu erzağına gösterdiği özeni, tek sermayesi olan bedenine göstermez insanoğlu çoğu zaman, taa ki hasta olana kadar...
İkinci resimde gördüğünüz ise bir glukojen molekülünün kimyasal yapısı; bir glukojen kor'u, 50 bin şeker molekülünün, daha sonra ihtiyaç halinde çözülebilecek şekilde özel kimyasal bağlarla 'sıkıca paketlenmesi' nden oluşuyor. bir karaciğer veya kas hücresinde 20-40 adet glukojen-kor-kompleksi birleşip bir glukojen molekülü oluşturur ki bu durumda her bir glukojen yapısı bir milyondan fazla şeker molekülü içerir, muhteşem bir ilahi mekanizma...bize bahşedilmiş muhteşem bir beden...
hayırlı ramazanlar, keyifli, mutlu sahurlar diliyorum, sevgimle...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
...Ey Türk Gençliği
Birinci vazifen Türk istiklalini,
Türk Cumhuriyetini,
ilelebet muhafaza 
ve müdafaa etmektir...
Mustafa Kemal Atatürk
7 1,104 3 days ago
...ey türk gençliği
birinci vazifen türk istiklalini,
türk cumhuriyetini,
ilelebet muhafaza
ve müdafaa etmektir...
mustafa kemal atatürk
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#otofaji #autophagy #oruç 
Elektron mikroskopunda çekilmiş bir fotoğraf bu; bir 'otofagozom' u gösteriyor. Otofagozom ne demek?Oto, auto'dan gelir, 'kendi kendini' demek,  fagozom-fagositoz'dan gelir, 'yemek' anlamına gelir, yani hücrelerin kendi kendini yemesi... Bedenimizdeki muhteşem kendi kendini temizleme mekanizmalarından biri, vücut eskiyen yıpranan, işlevini tamamlayan veya 'kötü yola sapan' hücre ve hücre organellerini yok ediyor bu mekanizma ile...Eskiyen bütün hücre ve hücre içi organelleri ve DNA'sı bozulmuş, kanserleşmeye adım atmış, hatta kanserleşmiş hücrelerden kurtuluyoruz böylece...Bu muhteşem koruyucu ve yenileyici sistemi çalıştıran,  ateşleyen en önemli ritüel ise; ORUÇ !!! Bu resimde yok edilmek üzere bu 'oto-fagozom' a (F harfi ile)alınan organel bir mitokondri, ikinci resimde M harfi ile işaretlediğim yapı, hani sizlere birkaç gün önce mitokondri adlı hücre içi solunum aygıtçığının genç ve sağlıklı kalmaktaki öneminden bahsetmiştim ya, işte bu sistemle 'mitokondri kalite kontrolü' yapılıp, işlevi azalmış,  kapasitesi düşmüş mitokondriler yok ediliyor ve yeni mitokondriler üretiyor vücut,  yani her oruç döneminde yenileniyor, adeta yeniden yaratılıyoruz...Ramazan ayındaki otofaji ile bağlantı kurabildiğim bir diğer mucize ise teravi namazları...Nasıl bir bağlantı bu, dediğinizi duyar gibiyim; teravi namazını diğer namazlardan ayıran, sık tekrar ve hızlı oluşu, fiziksel egzersiz olarak da 'streching'e denk gelen bir germe egzersizi, kas ve tendonlar, lifler gerilirken, onlarla paralel seyreden lenfatik damarlar da geriliyor ve lenfatik dolaşım,  devirdaim artıyor ki lenfatik sistem vücutta, bu ölüm hücrelerin,  otofaji artıklarının taşındığı ve atıldığı 'kanalizasyon sistemi...Bütün gün aç kalan bedende o muhteşem temizlik mekanizması 'oto-faji' başlıyor ancak beden orucun da etkisiyle fiziksel olarak hareketsiz kaldığı için lenfatik sistemde durağanlaşma oluyor. Teravi namazı ile bu sisteme bir hareket getirilmiş oluyor ki iftarda gerekli enerjiyi aldıktan sonra tam zamanında, muhteşem...Durmak yok, evrendeki her zerrenin içinde olan o ilahi enerji bedenimizde de her an akmak istiyor...'O her an bir şen'dedir' ayetindeki gibi...sevgimle...
102 1,004 5 days ago
#otofaji #autophagy #oruç
elektron mikroskopunda çekilmiş bir fotoğraf bu; bir 'otofagozom' u gösteriyor. otofagozom ne demek?oto, auto'dan gelir, 'kendi kendini' demek, fagozom-fagositoz'dan gelir, 'yemek' anlamına gelir, yani hücrelerin kendi kendini yemesi... bedenimizdeki muhteşem kendi kendini temizleme mekanizmalarından biri, vücut eskiyen yıpranan, işlevini tamamlayan veya 'kötü yola sapan' hücre ve hücre organellerini yok ediyor bu mekanizma ile...eskiyen bütün hücre ve hücre içi organelleri ve dna'sı bozulmuş, kanserleşmeye adım atmış, hatta kanserleşmiş hücrelerden kurtuluyoruz böylece...bu muhteşem koruyucu ve yenileyici sistemi çalıştıran, ateşleyen en önemli ritüel ise; oruç !!! bu resimde yok edilmek üzere bu 'oto-fagozom' a (f harfi ile)alınan organel bir mitokondri, ikinci resimde m harfi ile işaretlediğim yapı, hani sizlere birkaç gün önce mitokondri adlı hücre içi solunum aygıtçığının genç ve sağlıklı kalmaktaki öneminden bahsetmiştim ya, işte bu sistemle 'mitokondri kalite kontrolü' yapılıp, işlevi azalmış, kapasitesi düşmüş mitokondriler yok ediliyor ve yeni mitokondriler üretiyor vücut, yani her oruç döneminde yenileniyor, adeta yeniden yaratılıyoruz...ramazan ayındaki otofaji ile bağlantı kurabildiğim bir diğer mucize ise teravi namazları...nasıl bir bağlantı bu, dediğinizi duyar gibiyim; teravi namazını diğer namazlardan ayıran, sık tekrar ve hızlı oluşu, fiziksel egzersiz olarak da 'streching'e denk gelen bir germe egzersizi, kas ve tendonlar, lifler gerilirken, onlarla paralel seyreden lenfatik damarlar da geriliyor ve lenfatik dolaşım, devirdaim artıyor ki lenfatik sistem vücutta, bu ölüm hücrelerin, otofaji artıklarının taşındığı ve atıldığı 'kanalizasyon sistemi...bütün gün aç kalan bedende o muhteşem temizlik mekanizması 'oto-faji' başlıyor ancak beden orucun da etkisiyle fiziksel olarak hareketsiz kaldığı için lenfatik sistemde durağanlaşma oluyor. teravi namazı ile bu sisteme bir hareket getirilmiş oluyor ki iftarda gerekli enerjiyi aldıktan sonra tam zamanında, muhteşem...durmak yok, evrendeki her zerrenin içinde olan o ilahi enerji bedenimizde de her an akmak istiyor...'o her an bir şen'dedir' ayetindeki gibi...sevgimle...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
...Oruç, içe dönmek, dışarıdaki her şeyi 'terk edebilip' Öz'le buluşmak demek...arınmak, dışarıda ve içeride arınmak, kendimizden bile, bizim sandığımız 'örtü'lerimizden bile arınmak demek...bedenin ve ruhun bahar temizliği demek...tazelenmek, yenilenmek demek...
Dinlerin bile üstünde aslında, dinlerden bile kadim bir ritüel, tüm dinlerde ve hatta dinler öncesi dönemde bile var çünkü...Orucun fiziksel dönüşümlerini ramazan içinde anlatacağım sizlere, ancak, ruhta oluşturduğu 'dönüşüm' çok daha derin, Elio D'Anna'nın ifadesi ile 'bastırılmış acı ve duyguların serbest kalmasını sağlayan, ustalaşması çokça deneyim gerektiren, sezgilere dayalı bir sanat' oruç, gün boyu aç kalıp iftarda ve sahurda 'tıkanana kadar' yiyip , gündüzle gecenin yeme ritüelini tersine çevirmekten ibaret değil, daha çok markete gidip daha çok erzak almak hiç değil...Oruç, insanlığın en eski ve en iyileştirici yöntemi...Ruhlara ve bedenlere şifa olsun,  sağlık ve esenlik olsun, hayırlı ramazanlar...
(fotoğraf,  Norin, @norinaross @macro_freaks)
77 1,577 1 weeks ago
...oruç, içe dönmek, dışarıdaki her şeyi 'terk edebilip' öz'le buluşmak demek...arınmak, dışarıda ve içeride arınmak, kendimizden bile, bizim sandığımız 'örtü'lerimizden bile arınmak demek...bedenin ve ruhun bahar temizliği demek...tazelenmek, yenilenmek demek...
dinlerin bile üstünde aslında, dinlerden bile kadim bir ritüel, tüm dinlerde ve hatta dinler öncesi dönemde bile var çünkü...orucun fiziksel dönüşümlerini ramazan içinde anlatacağım sizlere, ancak, ruhta oluşturduğu 'dönüşüm' çok daha derin, elio d'anna'nın ifadesi ile 'bastırılmış acı ve duyguların serbest kalmasını sağlayan, ustalaşması çokça deneyim gerektiren, sezgilere dayalı bir sanat' oruç, gün boyu aç kalıp iftarda ve sahurda 'tıkanana kadar' yiyip , gündüzle gecenin yeme ritüelini tersine çevirmekten ibaret değil, daha çok markete gidip daha çok erzak almak hiç değil...oruç, insanlığın en eski ve en iyileştirici yöntemi...ruhlara ve bedenlere şifa olsun, sağlık ve esenlik olsun, hayırlı ramazanlar...
(fotoğraf, norin, @norinaross @macro_freaks )
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
...Toros dağlarının eteğinde,  Bizanslıların inşa ettiği Feke kalesinin dibindeki bereketli ve bakir topraklarda tıbbi bitki kültürü, bitki işlemesi ve damıtımı için tesis kurmanın ilk adımlarını attık bugün, memleketime, tüm ülkeme ve dünyaya hayırlı olması dileğimle, bütünün hayrına olsun, sevgimle...
111 1,699 2 weeks ago
...toros dağlarının eteğinde, bizanslıların inşa ettiği feke kalesinin dibindeki bereketli ve bakir topraklarda tıbbi bitki kültürü, bitki işlemesi ve damıtımı için tesis kurmanın ilk adımlarını attık bugün, memleketime, tüm ülkeme ve dünyaya hayırlı olması dileğimle, bütünün hayrına olsun, sevgimle...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
Dr Kazuko Tatsumura, ABD'den, GETAT kongresinde tanıştık,  alternatif bir kanser tedavisi yöntemi ile ilgileniyor,  ülke ülke gezip konferans veriyor. Benim asıl dikkatimi çeken ise performansı, enerjisi ve yaşı oldu; 80 yaşında...Kendisiyle yemekte uzun uzun sohbet etme imkanım oldu,  enerjisi,  yaşama ve bilime bakışı ile beni çok etkiledi. Bezmialem Vakıf Üniversitesi'nde hekimlere yönelik düzenlenen Fitoterapi eğitimlerinde Anti-aging ve cilt dersini de ben anlatıyorum, kendisine böyle genç ve dinç kalmanın sırrını sordum ve  derslerde resmini ve önerilerini kullanmak için izin istedim, 'tabii memnuniyetle' dedi içten, kibar bir enerjiyle,  ve poz verdi...Sırrı ise sizi şaşırtacak; sadece meditasyon...Her gün iki saat...Hiçbir yeme içme yasağı yok, sadece eti çok az yediğini söyledi,  bizim ülkemizdeki ekmek, buğday ve pirinci tamamen kısıtlayan hekimlere ise 'deli olmalılar, imkansız' diye oldukça kuvvetli tepki gösterdi...Hayatı doya doya yaşayın ve her gün kendinizle buluşun,  içinize dalın,  gerisini 'O' halleder dedi...
Meditasyon, benim de Hastalıklar Öğretmendir kitabımda işlediğim bir konu. Beynimiz gerçek bir meditasyon sırasında, günlük ritüelimizde olan beta dalgasını bırakıp 'alfa dalgası'na geçiyor ki alfa dalgası, yenilenmenin,  tamirin,  bağışıklık sistemi güçlenmesinin ve dün bahsettiğim DNA tamir mekanizmalarının aktifleştiği beyin dalgası.Gün içinde sürekli beta dalgasında beynimiz,  günlük hayatımızı sürdürmek için elzem olsa da oldukça yıpratıcı bir dalda boyu bu, zaten sürekli betada kalsak ölüyoruz. Alfa dalgasına uykuda fizyolojik olarak da erişiyoruz ancak gün içinde o kadar çok 'saplanıyoruz' ki beta dalgasına,  bazen uykuda bile alfa'ya geçemiyoruz, kasılmalar, kabuslar ve diş gıcırdatmalarla geçen verimsiz bir uyku sonunda yorgun bir şekilde uyanıyoruz.
Ben meditasyonun en doğal şekli olan 'anda kalmayı' etkili buluyorum, kuş sesi dinlerken kuş olmak, yağmuru izlerken yağmur olmak mesela...Nefesimizi takip ederek sadece nefesin giriş çıkışlarına odaklanıp, geçmiş ve gelecekten sıyrılıp anda kalmak...Bu güzel pazar gününde on dakika da olsa yapın diyorum, sağlık ve esenlik dileğimle,  mutlu pazarlar...
27 1,033 2 weeks ago
Dr kazuko tatsumura, abd'den, getat kongresinde tanıştık, alternatif bir kanser tedavisi yöntemi ile ilgileniyor, ülke ülke gezip konferans veriyor. benim asıl dikkatimi çeken ise performansı, enerjisi ve yaşı oldu; 80 yaşında...kendisiyle yemekte uzun uzun sohbet etme imkanım oldu, enerjisi, yaşama ve bilime bakışı ile beni çok etkiledi. bezmialem vakıf üniversitesi'nde hekimlere yönelik düzenlenen fitoterapi eğitimlerinde anti-aging ve cilt dersini de ben anlatıyorum, kendisine böyle genç ve dinç kalmanın sırrını sordum ve derslerde resmini ve önerilerini kullanmak için izin istedim, 'tabii memnuniyetle' dedi içten, kibar bir enerjiyle, ve poz verdi...sırrı ise sizi şaşırtacak; sadece meditasyon...her gün iki saat...hiçbir yeme içme yasağı yok, sadece eti çok az yediğini söyledi, bizim ülkemizdeki ekmek, buğday ve pirinci tamamen kısıtlayan hekimlere ise 'deli olmalılar, imkansız' diye oldukça kuvvetli tepki gösterdi...hayatı doya doya yaşayın ve her gün kendinizle buluşun, içinize dalın, gerisini 'o' halleder dedi...
meditasyon, benim de hastalıklar öğretmendir kitabımda işlediğim bir konu. beynimiz gerçek bir meditasyon sırasında, günlük ritüelimizde olan beta dalgasını bırakıp 'alfa dalgası'na geçiyor ki alfa dalgası, yenilenmenin, tamirin, bağışıklık sistemi güçlenmesinin ve dün bahsettiğim dna tamir mekanizmalarının aktifleştiği beyin dalgası.gün içinde sürekli beta dalgasında beynimiz, günlük hayatımızı sürdürmek için elzem olsa da oldukça yıpratıcı bir dalda boyu bu, zaten sürekli betada kalsak ölüyoruz. alfa dalgasına uykuda fizyolojik olarak da erişiyoruz ancak gün içinde o kadar çok 'saplanıyoruz' ki beta dalgasına, bazen uykuda bile alfa'ya geçemiyoruz, kasılmalar, kabuslar ve diş gıcırdatmalarla geçen verimsiz bir uyku sonunda yorgun bir şekilde uyanıyoruz.
ben meditasyonun en doğal şekli olan 'anda kalmayı' etkili buluyorum, kuş sesi dinlerken kuş olmak, yağmuru izlerken yağmur olmak mesela...nefesimizi takip ederek sadece nefesin giriş çıkışlarına odaklanıp, geçmiş ve gelecekten sıyrılıp anda kalmak...bu güzel pazar gününde on dakika da olsa yapın diyorum, sağlık ve esenlik dileğimle, mutlu pazarlar...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#dna #dnarepair #dnatamiri #kanserdenkorunma #antiaging 
DNA her hücremizin çekirdeğinde bulunan ve genetik şifremizi taşıyan yapı,parmak izi gibi,her insanda farklı ve tüm kadim geçmişimizi tüm bedenimize yansıtan sihirli bir şifre.DNA'mızı çift sarmallı helix şeklinde bir yapısı var, nükleotid denen yapılardan oluşuyor ki şeker ve fosfattan oluşan iki omurganın bazlarla birbirine zincir şeklinde bağlanmasından oluşuyor. İşte bu yapı da bedenimizdeki birçok yapı gibi tahrip olabiliyor ki taşıdığı şey genetik şifremiz olunca iş tehlikeli bir boyut alıyor. DNA hasarının 3 akıbeti var; ya hasarlanan hücre muhteşem mekanizmalarla kendi kendini öldürmeye gidiyor ki bu en güvenlisi, çünkü ölen hücreden bize zarar gelmiyor, diğer iki seçenek ise; erken yaşlanma ve kanser...Çok şükür ki bedenimizde DNA tamir mekanizmaları var. Her gün her hücremizde 500bin kadar DNA hasarı oluyor ve tamir ediliyor, her an yenileniyor, her an yeniden yaratılıyoruz,insan vücudu ilahi bir mucize...İçsel faktörler oksijen kullanımı sonrası oluşan artık ürünler, serbest oksijen radikalleri, DNA larımıza her an zarar veriyorlar ve DNAlarımız her an tamir ediliyor. İçimizde böylesine yoğun bir korunma gerçekleşse de bazen sigara, egzoz, kirli hava gibi dışsal etkenler de işin içine girince, bedenin savunma mekanizmaları yetersiz kalıyor ve DNA hasarlı hücreler kalıyor geriye...İşte bu noktada tabiat yine yardımımıza koşuyor, doğada DNA tamir mekanizmalarımızı ateşleyen birçok 'fonksiyonel gıda' var; sumak, nar, yeşil çay, karahavuç, balkabağı ve hurma gibi karotenlerden zengin gıdalar, pazı, limon ve kabuğu, zencefil, brokoli, avokado, yeşil mercimek, kabak çekirdeği, kereviz, ekşimtrak elmalar...Yani bu gıdalarla beslendiğinizde sadece karnınızı değil 'genlerinizi' de doyurmuş ve korumuş oluyorsunuz...Growth hormon diye birşey var, büyüme hormonu, evet çocukluk çağında büyümeyi hızlandıran bu hormon,  dengeli bir şekilde salgılandığında erişkinlerde de DNA tamirini hızlandırıyor; arı poleninde ve arı sütünde var...Aslında doğada her şey var...Sağlık, gençlik ve güzellik dileğimle, sevgimle...
37 640 2 weeks ago
#dna #dnarepair #dnatamiri #kanserdenkorunma #antiaging
dna her hücremizin çekirdeğinde bulunan ve genetik şifremizi taşıyan yapı,parmak izi gibi,her insanda farklı ve tüm kadim geçmişimizi tüm bedenimize yansıtan sihirli bir şifre.dna'mızı çift sarmallı helix şeklinde bir yapısı var, nükleotid denen yapılardan oluşuyor ki şeker ve fosfattan oluşan iki omurganın bazlarla birbirine zincir şeklinde bağlanmasından oluşuyor. İşte bu yapı da bedenimizdeki birçok yapı gibi tahrip olabiliyor ki taşıdığı şey genetik şifremiz olunca iş tehlikeli bir boyut alıyor. dna hasarının 3 akıbeti var; ya hasarlanan hücre muhteşem mekanizmalarla kendi kendini öldürmeye gidiyor ki bu en güvenlisi, çünkü ölen hücreden bize zarar gelmiyor, diğer iki seçenek ise; erken yaşlanma ve kanser...çok şükür ki bedenimizde dna tamir mekanizmaları var. her gün her hücremizde 500bin kadar dna hasarı oluyor ve tamir ediliyor, her an yenileniyor, her an yeniden yaratılıyoruz,insan vücudu ilahi bir mucize...İçsel faktörler oksijen kullanımı sonrası oluşan artık ürünler, serbest oksijen radikalleri, dna larımıza her an zarar veriyorlar ve dnalarımız her an tamir ediliyor. İçimizde böylesine yoğun bir korunma gerçekleşse de bazen sigara, egzoz, kirli hava gibi dışsal etkenler de işin içine girince, bedenin savunma mekanizmaları yetersiz kalıyor ve dna hasarlı hücreler kalıyor geriye...İşte bu noktada tabiat yine yardımımıza koşuyor, doğada dna tamir mekanizmalarımızı ateşleyen birçok 'fonksiyonel gıda' var; sumak, nar, yeşil çay, karahavuç, balkabağı ve hurma gibi karotenlerden zengin gıdalar, pazı, limon ve kabuğu, zencefil, brokoli, avokado, yeşil mercimek, kabak çekirdeği, kereviz, ekşimtrak elmalar...yani bu gıdalarla beslendiğinizde sadece karnınızı değil 'genlerinizi' de doyurmuş ve korumuş oluyorsunuz...growth hormon diye birşey var, büyüme hormonu, evet çocukluk çağında büyümeyi hızlandıran bu hormon, dengeli bir şekilde salgılandığında erişkinlerde de dna tamirini hızlandırıyor; arı poleninde ve arı sütünde var...aslında doğada her şey var...sağlık, gençlik ve güzellik dileğimle, sevgimle...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#genetik #çevreselfaktörler #nutrigenomik
Nutrigenomik beslenmenin genetiğe etkisi.Kalıtım genetiği farklı bir kavram, elbette beslenme ile göz rengimize müdahale edemeyiz ancak ailemizde olduğu için genetik olarak bize 'yansıdığını' düşündüğümüz bir çok hastalıktan korunabiliriz.En çok yüksek tansiyon kolesterol ve şeker hastalığının genetik olduğunu düşünüyor insanlar bunu yıllardır yaptığım hasta görüşmelerinde görebiliyorum.Bazı özel genetik hastalıklar dışında aslında genetik faktörler hiç de sanıldığı gibi kaçınılmaz değil,beslenme ve yaşam şekli değişiklikleri ile önlenebilir.Beslenme dışında beyin gücü de çok önemli, insanlar koşullanıyorlar 'annem de şeker hastasıydı', 'babamın tansiyonu da yüksekti' gibi,adeta kodluyorlar ve baştan bu değişiklikleri kabul ediyorlar, oysa bu süreç beslenme, yaşam şekli ve azimle sağlıklı bir bedene çevrilebilir.Kendimden örnek vereyim,47 yaşındayım ve hiçbir ilaç kullanmıyorum, benim yaşımda iken annem insülin kullanan bir şeker hastası babam ise yüksek tansiyon ve kalp hastası idi, halalarım da 100 kg.ın üstündelerdi ki ben genetik olarak onlara benziyorum. Zor, imkansız diye bir şey yok insan bedeninde,mucize gibi bir bedenimiz ve beyin gücümüz var ve harikalarla dolu bir tabiat da emrimize verilmiş. Fonksiyonel gıdalar genetik risklerimizi ortadan kaldıracak ve içimizdeki 'en iyiyi' ortaya çıkaracak en önemli hediyeler.Bu slayt Dr Michael Murray'in konferansından, besinlerin genlere etkisini anlatırken çok güzel bir örnek verdi;kraliçe arı örneği.Aynı genetik yapıya sahip arılardan arı sütü ile besleneni, fiziksel ve üreme kapasitesi olarak öbürlerinden çok farklı olan 'kraliçe arı' haline geliyor.Bizim bedenimizde de her organda kök hücreler var ve bunları aktive edecek fonksiyonel gıdalar...Elimden geldiğince burada paylaşacağım sizlerle, sağlık ve esenlik dileğimle, sevgimle...
43 500 2 weeks ago
#genetik #çevreselfaktörler #nutrigenomik nutrigenomik beslenmenin genetiğe etkisi.kalıtım genetiği farklı bir kavram, elbette beslenme ile göz rengimize müdahale edemeyiz ancak ailemizde olduğu için genetik olarak bize 'yansıdığını' düşündüğümüz bir çok hastalıktan korunabiliriz.en çok yüksek tansiyon kolesterol ve şeker hastalığının genetik olduğunu düşünüyor insanlar bunu yıllardır yaptığım hasta görüşmelerinde görebiliyorum.bazı özel genetik hastalıklar dışında aslında genetik faktörler hiç de sanıldığı gibi kaçınılmaz değil,beslenme ve yaşam şekli değişiklikleri ile önlenebilir.beslenme dışında beyin gücü de çok önemli, insanlar koşullanıyorlar 'annem de şeker hastasıydı', 'babamın tansiyonu da yüksekti' gibi,adeta kodluyorlar ve baştan bu değişiklikleri kabul ediyorlar, oysa bu süreç beslenme, yaşam şekli ve azimle sağlıklı bir bedene çevrilebilir.kendimden örnek vereyim,47 yaşındayım ve hiçbir ilaç kullanmıyorum, benim yaşımda iken annem insülin kullanan bir şeker hastası babam ise yüksek tansiyon ve kalp hastası idi, halalarım da 100 kg.ın üstündelerdi ki ben genetik olarak onlara benziyorum. zor, imkansız diye bir şey yok insan bedeninde,mucize gibi bir bedenimiz ve beyin gücümüz var ve harikalarla dolu bir tabiat da emrimize verilmiş. fonksiyonel gıdalar genetik risklerimizi ortadan kaldıracak ve içimizdeki 'en iyiyi' ortaya çıkaracak en önemli hediyeler.bu slayt dr michael murray'in konferansından, besinlerin genlere etkisini anlatırken çok güzel bir örnek verdi;kraliçe arı örneği.aynı genetik yapıya sahip arılardan arı sütü ile besleneni, fiziksel ve üreme kapasitesi olarak öbürlerinden çok farklı olan 'kraliçe arı' haline geliyor.bizim bedenimizde de her organda kök hücreler var ve bunları aktive edecek fonksiyonel gıdalar...elimden geldiğince burada paylaşacağım sizlerle, sağlık ve esenlik dileğimle, sevgimle...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#mitochondria #mitokondri #mitokondrisağlığı #antiaging 
Bu fotoğraf elektron mikroskop ile çekilmiş bir mitokondri. Mitokondriler hücre içindeki 'enerji jeneratörleri'miz, bedenimizdeki enerjinin 'geçer akçesi' olan ATP'nin üretildiği yerler. ATP hücredeki temel enerji birimidir ancak depolanamaz,  her an üretilmek zorundadır ki bunu da mitokondriler üretir, her hücre günde 10 milyar ünite ATP kullanır,  düşünün artık bu 'mitokondri' adlı aygıtların önemini...Mitokondriler bu enerjiyi nasıl sağlıyor,  hücre içi solunumu ile...Yani mitokondrilerimiz sağlıklı değilse,  soluduğumuz havayı hücrelerimiz kullanamıyor ve 'hücre boğulması' ile her gün bazı hücrelerimizi kaybediyor,  kronik dejeneratif hastalıklara meyil oluşturuyor ve erken yaşlanıyoruz...Bunu önlemek için ne yapmamız gerekiyor?  Ne yapıp da mitokondrilerimizi koruyacağız? Dr Michael Murray'in konferansında da üzerinde en çok durduğu mitokondri destekleyicileri ALA (alfa lipoik asit)  gibi hücre içi enerji metabolizması için elzem olan maddeleri besinlerle düzenli olarak almak. ALA preperatları dünyada anti-aging amaçlı oldukça yaygın olarak kullanılsa da ben besinlerle alınmasını öneriyorum; ıspanak, roka, Brüksel lahanası, brokoli bezelye ve  kepekli pirinçte bolca var. Sadece ALA değil flavonoidler de güçlü antioksidanlar olduğu için mitokondri sağlığını korumada çok önemli; nar, karadut, böğürtlen, siyah üzüm, soğan, sumak ve yeşil çay...
Hücre içi mitokondri sayısını artırmak da mümkün; açık havada, derin nefeslerle sıkça yapılan egzersiz hücre içi mitokondri sayısını artırıyor ki bu da yaşlanma hızınızı azaltıyor olmanız anlamına geliyor. Mitokondrileri korumanın  diğer önemli yolu da sürekli kan şekerini düşük tutmak ve insülin direncini önlemek...Yani dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz; az yemek,  çok hareket etmek,  çok nefes almak ve 'fonksiyonel gıdaları' hayatımıza sokmak...Biz besleniyoruz ve karnımızı bir şekilde doyuruyoruz da hücrelerimiz yeterince besleniyor mu? Bunun cevabı mitokondri sağlığında gizli...Sağlık ve esenlikler dileğimle,  sevgimle...
47 677 2 weeks ago
#mitochondria #mitokondri #mitokondrisağlığı #antiaging
bu fotoğraf elektron mikroskop ile çekilmiş bir mitokondri. mitokondriler hücre içindeki 'enerji jeneratörleri'miz, bedenimizdeki enerjinin 'geçer akçesi' olan atp'nin üretildiği yerler. atp hücredeki temel enerji birimidir ancak depolanamaz, her an üretilmek zorundadır ki bunu da mitokondriler üretir, her hücre günde 10 milyar ünite atp kullanır, düşünün artık bu 'mitokondri' adlı aygıtların önemini...mitokondriler bu enerjiyi nasıl sağlıyor, hücre içi solunumu ile...yani mitokondrilerimiz sağlıklı değilse, soluduğumuz havayı hücrelerimiz kullanamıyor ve 'hücre boğulması' ile her gün bazı hücrelerimizi kaybediyor, kronik dejeneratif hastalıklara meyil oluşturuyor ve erken yaşlanıyoruz...bunu önlemek için ne yapmamız gerekiyor? ne yapıp da mitokondrilerimizi koruyacağız? dr michael murray'in konferansında da üzerinde en çok durduğu mitokondri destekleyicileri ala (alfa lipoik asit) gibi hücre içi enerji metabolizması için elzem olan maddeleri besinlerle düzenli olarak almak. ala preperatları dünyada anti-aging amaçlı oldukça yaygın olarak kullanılsa da ben besinlerle alınmasını öneriyorum; ıspanak, roka, brüksel lahanası, brokoli bezelye ve kepekli pirinçte bolca var. sadece ala değil flavonoidler de güçlü antioksidanlar olduğu için mitokondri sağlığını korumada çok önemli; nar, karadut, böğürtlen, siyah üzüm, soğan, sumak ve yeşil çay...
hücre içi mitokondri sayısını artırmak da mümkün; açık havada, derin nefeslerle sıkça yapılan egzersiz hücre içi mitokondri sayısını artırıyor ki bu da yaşlanma hızınızı azaltıyor olmanız anlamına geliyor. mitokondrileri korumanın diğer önemli yolu da sürekli kan şekerini düşük tutmak ve insülin direncini önlemek...yani dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz; az yemek, çok hareket etmek, çok nefes almak ve 'fonksiyonel gıdaları' hayatımıza sokmak...biz besleniyoruz ve karnımızı bir şekilde doyuruyoruz da hücrelerimiz yeterince besleniyor mu? bunun cevabı mitokondri sağlığında gizli...sağlık ve esenlikler dileğimle, sevgimle...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#drmichaelmurray #healingherbs #naturalmedicine

Dr Michael Murray, 'Doğal Tıp Ansiklopedisi' yazarı,  dünyada doğal tıp alanında önemli isimlerinden biri. Fonksiyonel beslenme, bitkisel takviyeler, mitokondri sağlığı, enflamasyon gibi önemli konuları içeren güzel bir programdı, teşekkürler...
33 1,231 2 weeks ago
#drmichaelmurray #healingherbs #naturalmedicine
dr michael murray, 'doğal tıp ansiklopedisi' yazarı, dünyada doğal tıp alanında önemli isimlerinden biri. fonksiyonel beslenme, bitkisel takviyeler, mitokondri sağlığı, enflamasyon gibi önemli konuları içeren güzel bir programdı, teşekkürler...