Loading...

elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu Tıp Doktoru Patoloji ve Fitoterapi Uzm Pathology M.D. Phytotherapy MSc Doğa ve bilim aşığı Güveloğlu Danışmanlık 02164146749 http://www.elifguveloglu.com/
259 posts
41,116 followers
1 following
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#tıbbibitkiler #aromaterapi #lavendulaangustifolia 
Bu görüntü, bu yıl Sapanca'da ekimine başladığımız tıbbi bitki kültürü sahasından.Tarkan Güveloğlu,  @abtdogalurunler  emeğine sağlık... Lavanta, üzerine en fazla bilimsel çalışma yapılmış tıbbi aromatik bitkilerden biri; antioksidan, yangı giderici, antimikrobik,  karaciğer koruyucu,  antidepresan, yara iyileştirici özellikleri hakkında yüzlerce bilimsel çalışma var dünya literatürde. 'Evidence Based Complementary and Alternative Medicine' adlı bilimsel dergide yer verilen bir çalışma örneği vereyim ki, çok severim bu derginin adını: Kanıta Dayalı Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp, anlamına geliyor. Bu çalışmada, lavanta yağı kullanılan deney grubunda yara iyileşme süresinin kısaldığı ve lavantanın yara iyileşme sürecini birkaç yoldan hızlandırdığı gösterilmiş. 'International Journal of Psychiatry in Clinical Practice' dergisinde yer verilen başka bir çalışmada ise 80 mg lavanta yağı içeren soft jel kapsüller hastalar üzerinde denenmiş ve varılan sonuç şu olmuş; lavantanın anxiolytic veya anxiety-reducing etkisi var,  yani anksiyete, sinirli-gergin ruh halini yatıştırıcı etki...Hani hep söylüyorum ya,  tıpta hangi taşı kaldırsak altından kronik yangısal süreç çıkıyor diye,  gerçekten de Alzheimer hastalığından MS'e, kolitlerden kanserlere kadar birçok hastalığın patolojik altyapısında 'kronik yangı' adını verdiğimiz mikroptan bağımsız bir iltihap süreci var.  Bu süreç genellikle bağışıklık sisteminin düzeninin bozulmasından ileri geliyor, ve bu süreçle mücadele etmek aslında birçok hastalıktan korunmak anlamına geliyor. Lavanta da yangı giderici özelliği olan tıbbi bitkilerden biri, o yüzden de egzemadan sadefe, saç dökülmesinden kronik mantar enfeksiyonlarına kadar, kronik yangının eşlik ettiği birçok cilt hastalığında tıp tarihi boyunca kullanılmış.Sıklıkla üstünde durduğum diğer konu da oksitlenme,  yani hücre ve doku düzeyinde 'paslanma'. 'Neoplazma' dergisinde 2017'de lavantanın güçlü antioksidan ve karaciğer koruyucu etkisinin gösterildiği bir bilimsel çalışma yayınlandı.Hep söylüyorum ya,  doğada her şey var,  yeter ki tabiat aklı ile beden aklını bilimle birbirine ulamayı bilelim...Sağlık ve esenlikler
41 949 Yesterday
#tıbbibitkiler #aromaterapi #lavendulaangustifolia
bu görüntü, bu yıl sapanca'da ekimine başladığımız tıbbi bitki kültürü sahasından.tarkan güveloğlu, @abtdogalurunler emeğine sağlık... lavanta, üzerine en fazla bilimsel çalışma yapılmış tıbbi aromatik bitkilerden biri; antioksidan, yangı giderici, antimikrobik, karaciğer koruyucu, antidepresan, yara iyileştirici özellikleri hakkında yüzlerce bilimsel çalışma var dünya literatürde. 'evidence based complementary and alternative medicine' adlı bilimsel dergide yer verilen bir çalışma örneği vereyim ki, çok severim bu derginin adını: kanıta dayalı tamamlayıcı ve alternatif tıp, anlamına geliyor. bu çalışmada, lavanta yağı kullanılan deney grubunda yara iyileşme süresinin kısaldığı ve lavantanın yara iyileşme sürecini birkaç yoldan hızlandırdığı gösterilmiş. 'international journal of psychiatry in clinical practice' dergisinde yer verilen başka bir çalışmada ise 80 mg lavanta yağı içeren soft jel kapsüller hastalar üzerinde denenmiş ve varılan sonuç şu olmuş; lavantanın anxiolytic veya anxiety-reducing etkisi var, yani anksiyete, sinirli-gergin ruh halini yatıştırıcı etki...hani hep söylüyorum ya, tıpta hangi taşı kaldırsak altından kronik yangısal süreç çıkıyor diye, gerçekten de alzheimer hastalığından ms'e, kolitlerden kanserlere kadar birçok hastalığın patolojik altyapısında 'kronik yangı' adını verdiğimiz mikroptan bağımsız bir iltihap süreci var. bu süreç genellikle bağışıklık sisteminin düzeninin bozulmasından ileri geliyor, ve bu süreçle mücadele etmek aslında birçok hastalıktan korunmak anlamına geliyor. lavanta da yangı giderici özelliği olan tıbbi bitkilerden biri, o yüzden de egzemadan sadefe, saç dökülmesinden kronik mantar enfeksiyonlarına kadar, kronik yangının eşlik ettiği birçok cilt hastalığında tıp tarihi boyunca kullanılmış.sıklıkla üstünde durduğum diğer konu da oksitlenme, yani hücre ve doku düzeyinde 'paslanma'. 'neoplazma' dergisinde 2017'de lavantanın güçlü antioksidan ve karaciğer koruyucu etkisinin gösterildiği bir bilimsel çalışma yayınlandı.hep söylüyorum ya, doğada her şey var, yeter ki tabiat aklı ile beden aklını bilimle birbirine ulamayı bilelim...sağlık ve esenlikler
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#kanseriyileşir #kanserdenkorkma #fonksiyonelbeslenme 
70 yaşında erkek hasta, kalın bağırsak kanseri, kalın bağırsaktan karaciğere  yayılmış kitlelerle başvurdu 2.5 ay önce.En büyük şansımız kemoterapi başlanır bağlanmaz fitoterapi desteği başlamamız oldu, fakat doktoru kemoterapi tedavisinin başarısı konusunda çok şans vermemişti,  ailenin ifadesi ile, 'ameliyat şansı yok, kemoterapi başlayacağız, ancak evresi yüksek bir tümör bu etapta amacımız ancak durdurabilmek, yaşından ötürü ağır yan etkiler olabilir, kan değerleri çok düşüp kan nakli ihtiyacı olabilir, herşeye hazırlıklı olun' diye bilgi vermişti ki doktoru son derece haklı,sadece klasik kemoterapi ile ancak durdurulabiliyor böyle üreme hızı yüksek metastaz yapmış yani 'yola çıkmış' kanserler. Bu hastada ise durum çok daha farklı oldu, iki ay sonra yapılan taramada bağırsaktaki tümörü ve tümör etrafındaki lenf bezeleri tama yakın küçülmüş, karın içindeki lenf bezi şişlikleri yok olmuş ve karaciğerdeki kitlelerde de büyük oranda küçülmeler, bazılarında yok olmalar başlamıştı. Üstelik hasta kemoterapiyi gayet iyi, yan etki görmeden, kan değerleri düşmeden konforlu bir şekilde anlatmıştı.  Yine hasta yakınlarının ifadesi ile doktoru oldukça şaşırmış ve sonuçlara inanmadığını, radyoloji bölümüne inip filmleri radyoloji uzmanı ile birlikte kendisinin tekrar inceleyeceğini belirtmişti. Hep söylüyorum ya, Fitoterapi biliminin amacı hastaya klasik tıbbi tedavileri bıraktırıp 'alternatif' olmak değil,  tamamlayıcı olmaktır, dünyanın gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi...Bunu ilmine uygun yaparsak kemoterapi ile olumsuz etkileşimlere girmek yerine  sinerjik etki yapan bitkisel ilaçlar mevcuttur. Merak eden meslektaşlarım için bunun püf noktalarını KANSER İYİLEŞİR kitabındaki 'kemoterapi bitkisel ilaç uyumu' bölümünde anlattım. Fonksiyonel beslenme de çok önemli,  bize gelemeyen hastalar Kansersavar Mutfak kitabından yardım alabilir.Tabiat mucizelerle dolu,  16.yüzyılın eczacı hekimi Paracelsus'un dediği gibi ; tüm dağlar tepeler ormanlar birer eczanedir' ki artık o dağlardaki tepelerdeki bitkilerden bilimin ışığında modern teknoloji ile bitkisel ilaçlar üretiliyor, tabiatla bilimi birbirine ulayarak...Sevgimle...
73 1,206 3 days ago
#kanseriyileşir #kanserdenkorkma #fonksiyonelbeslenme
70 yaşında erkek hasta, kalın bağırsak kanseri, kalın bağırsaktan karaciğere yayılmış kitlelerle başvurdu 2.5 ay önce.en büyük şansımız kemoterapi başlanır bağlanmaz fitoterapi desteği başlamamız oldu, fakat doktoru kemoterapi tedavisinin başarısı konusunda çok şans vermemişti, ailenin ifadesi ile, 'ameliyat şansı yok, kemoterapi başlayacağız, ancak evresi yüksek bir tümör bu etapta amacımız ancak durdurabilmek, yaşından ötürü ağır yan etkiler olabilir, kan değerleri çok düşüp kan nakli ihtiyacı olabilir, herşeye hazırlıklı olun' diye bilgi vermişti ki doktoru son derece haklı,sadece klasik kemoterapi ile ancak durdurulabiliyor böyle üreme hızı yüksek metastaz yapmış yani 'yola çıkmış' kanserler. bu hastada ise durum çok daha farklı oldu, iki ay sonra yapılan taramada bağırsaktaki tümörü ve tümör etrafındaki lenf bezeleri tama yakın küçülmüş, karın içindeki lenf bezi şişlikleri yok olmuş ve karaciğerdeki kitlelerde de büyük oranda küçülmeler, bazılarında yok olmalar başlamıştı. üstelik hasta kemoterapiyi gayet iyi, yan etki görmeden, kan değerleri düşmeden konforlu bir şekilde anlatmıştı. yine hasta yakınlarının ifadesi ile doktoru oldukça şaşırmış ve sonuçlara inanmadığını, radyoloji bölümüne inip filmleri radyoloji uzmanı ile birlikte kendisinin tekrar inceleyeceğini belirtmişti. hep söylüyorum ya, fitoterapi biliminin amacı hastaya klasik tıbbi tedavileri bıraktırıp 'alternatif' olmak değil, tamamlayıcı olmaktır, dünyanın gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi...bunu ilmine uygun yaparsak kemoterapi ile olumsuz etkileşimlere girmek yerine sinerjik etki yapan bitkisel ilaçlar mevcuttur. merak eden meslektaşlarım için bunun püf noktalarını kanser İyİleŞİr kitabındaki 'kemoterapi bitkisel ilaç uyumu' bölümünde anlattım. fonksiyonel beslenme de çok önemli, bize gelemeyen hastalar kansersavar mutfak kitabından yardım alabilir.tabiat mucizelerle dolu, 16.yüzyılın eczacı hekimi paracelsus'un dediği gibi ; tüm dağlar tepeler ormanlar birer eczanedir' ki artık o dağlardaki tepelerdeki bitkilerden bilimin ışığında modern teknoloji ile bitkisel ilaçlar üretiliyor, tabiatla bilimi birbirine ulayarak...sevgimle...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#fitoterapi #fitovizyon #fonksiyonelbeslenme ...tüm Fitoterapi sevdalısı bilim insanlarının bilgisine... 23-25 Kasım 2018, WOW İstanbul Hotel & Convention Center
paylaşım için teşekkürler sevgili @pharmmurat
27 803 4 days ago
#fitoterapi #fitovizyon #fonksiyonelbeslenme ...tüm fitoterapi sevdalısı bilim insanlarının bilgisine... 23-25 kasım 2018, wow İstanbul hotel & convention center
paylaşım için teşekkürler sevgili @pharmmurat
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#ruhvebeden #hastalıklaröğretmendir #dünyaruhsağlığıgünü ...boşuna çalmaz hastalık kapınızı...ruhunuzun size söylemek istedikleri vardır...hastalıklar, ruhun bedene yazdığı mektuplardır...10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kutlu olsun 
teşekkürler @psikologcansunkilic
78 1,946 6 days ago
#ruhvebeden #hastalıklaröğretmendir #dünyaruhsağlığıgünü ...boşuna çalmaz hastalık kapınızı...ruhunuzun size söylemek istedikleri vardır...hastalıklar, ruhun bedene yazdığı mektuplardır...10 ekim dünya ruh sağlığı günü kutlu olsun
teşekkürler @psikologcansunkilic
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#iğde #russianolive #fonksiyonelgıdalar 
Bu sabah çektim bu resmi, Caddebostan sahilinde dalları dolu dolu iğde ağaçları... Dünyada 'Rus zeytini' diye biliniyor. İğde ağaçlarına sahip çıkmalıyız,çünkü şifasından önce tabiata olan katkısı çok önemli; köklerinde azot depolama kapasitesi sayesinde en kurak topraklarda bile yetişiyor ve yetiştiği toprağa da katkıda bulunuyor erozyonu önlüyor.Pek de 'yüz verilmeyen' meyveleri ise oldukça şifalı, hani o yerken boğazınıza duruyor hissi veren ince kuru tüğsü dokusu var ya, bağırsaklarımızdaki birçok zararlı maddeyi, özellikle de 'kötü kolesterol' diye tabir edilen zararlı yağları sünger gibi emip dışkı ile atılmasını sağlıyor. Sadece kötü kolesterolü değil birçok toksik maddeyi, ağır metali de etkisiz hale getiriyor. 2016 yılı Şubat ayında 'Journal of Traditional and Complementary Medicine-Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Dergisi' adlı uluslararası bir bilimsel yayında yer verilen makalenin başlığı şuydu; 'Rus zeytini (iğde):Geniş kapsamlı geleneksel tıbbi uygulamalardan, yeni tanımlanan antioksidan, antienflamatuar,  antimutajenik ajan rolüne doğru'.Sırayla açıklayayım bunları; Antioksidan savunma sistemi çok önemli,özetle her gün dışsal ve içsel nedenlerle hücre ve dokularımız oksitleyici ajanlara maruz kalıyor ki oksitlenmek hücre düzeyinde 'paslanmak' anlamına geliyor, bu yüzden her gün antioksidan besinlere yer vermek fonksiyonel beslenmenin en önemli parçası. Anti-enflamatuar kelimesi ise, 'yangı giderici ' anlamına geliyor ve bugün biliyoruz ki Alzheimer'dan Hashimato'ya MS'ten kansere kadar hangi taşı kaldırsak altından kronik yangısal süreç çıkıyor...Anti-mutajenik etki ise şu demek; DNA'larımızda yani genetik şifremizi saklayan şifredeki mutasyon adlı tehlikeli değişimlere karşı önleyici etki...Buna o kadar çok ihtiyacımız var ki, çünkü her gün en az bir milyon kere DNA'mızdaki genetik şifre yapımızda bozulmalar oluyor ve içimizdeki ilahi 'beden aklı' bunun çok önemli bir tehlike arz ettiğini bildiği için tamir ediyor. Üstelik çok fazla tüketmek gerekmiyor bu şifalı meyveyi, her yemekte birkaç tane yeterli. Hep söylüyorum ya, tabiat çok cömert bedenimiz ise çok tutumlu...sağlık ve esenlikler dileğimle...
111 1,660 2 weeks ago
#iğde #russianolive #fonksiyonelgıdalar
bu sabah çektim bu resmi, caddebostan sahilinde dalları dolu dolu iğde ağaçları... dünyada 'rus zeytini' diye biliniyor. İğde ağaçlarına sahip çıkmalıyız,çünkü şifasından önce tabiata olan katkısı çok önemli; köklerinde azot depolama kapasitesi sayesinde en kurak topraklarda bile yetişiyor ve yetiştiği toprağa da katkıda bulunuyor erozyonu önlüyor.pek de 'yüz verilmeyen' meyveleri ise oldukça şifalı, hani o yerken boğazınıza duruyor hissi veren ince kuru tüğsü dokusu var ya, bağırsaklarımızdaki birçok zararlı maddeyi, özellikle de 'kötü kolesterol' diye tabir edilen zararlı yağları sünger gibi emip dışkı ile atılmasını sağlıyor. sadece kötü kolesterolü değil birçok toksik maddeyi, ağır metali de etkisiz hale getiriyor. 2016 yılı Şubat ayında 'journal of traditional and complementary medicine-geleneksel ve tamamlayıcı tıp dergisi' adlı uluslararası bir bilimsel yayında yer verilen makalenin başlığı şuydu; 'rus zeytini (iğde):geniş kapsamlı geleneksel tıbbi uygulamalardan, yeni tanımlanan antioksidan, antienflamatuar, antimutajenik ajan rolüne doğru'.sırayla açıklayayım bunları; antioksidan savunma sistemi çok önemli,özetle her gün dışsal ve içsel nedenlerle hücre ve dokularımız oksitleyici ajanlara maruz kalıyor ki oksitlenmek hücre düzeyinde 'paslanmak' anlamına geliyor, bu yüzden her gün antioksidan besinlere yer vermek fonksiyonel beslenmenin en önemli parçası. anti-enflamatuar kelimesi ise, 'yangı giderici ' anlamına geliyor ve bugün biliyoruz ki alzheimer'dan hashimato'ya ms'ten kansere kadar hangi taşı kaldırsak altından kronik yangısal süreç çıkıyor...anti-mutajenik etki ise şu demek; dna'larımızda yani genetik şifremizi saklayan şifredeki mutasyon adlı tehlikeli değişimlere karşı önleyici etki...buna o kadar çok ihtiyacımız var ki, çünkü her gün en az bir milyon kere dna'mızdaki genetik şifre yapımızda bozulmalar oluyor ve içimizdeki ilahi 'beden aklı' bunun çok önemli bir tehlike arz ettiğini bildiği için tamir ediyor. üstelik çok fazla tüketmek gerekmiyor bu şifalı meyveyi, her yemekte birkaç tane yeterli. hep söylüyorum ya, tabiat çok cömert bedenimiz ise çok tutumlu...sağlık ve esenlikler dileğimle...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
Zahide Yetiş'teyiz...
89 1,821 3 weeks ago
Zahide yetiş'teyiz...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#selenyum #selenosis #fonksiyonelbeslenme 
Yıllardır danışanlarımın en sık sorduğu sorulardan biri; Selenyum takviyesi almalı mıyım? Selenyum kansere karşı koruyucu mudur? Selenyumun kanser tedavisindeki yeri nedir? Evet, selenyum,  bağışıklık ve antioksidandan koruma sistemlerimizin çalışması için elzem bir mineraldir, eksik olduğunda ne bağışıklık sistemimiz düzgün çalışabilir ne de bizi oksitlenmeye yani 'paslanmaya' karşı koruyan antioksidan savunma sistemimiz...
Selenyum 'hapları' almalı mıyız? Hayır! Çünkü tabiat cömertçe sunmuş bu kıymetli minerali bize.Paylaştığım resimlerde gördüğünüz onlarca gıdanın hepsi selenyum zengini...Yıllardır, sağlık köşesi yazdığım gazete ve dergilerde,  kitaplarımda, röportajlarımda hep aynı şeyi vurguladım; 'hap' hakkımızı gerçek ilaçlarda kullanmalıyız, gıda olarak alabildiğimiz maddelerde değil! Selenyum şu gıdalarda bolca var; tüm balıklar,  tüm yağlı tohumlar, fındık, yer fıstığı, antep fıstığı, kaju, ceviz,pikan cevizi, brezilya fındığı, ay çekirdeği, kabak çekirdeği,  susam, tahin, çörekotu, soğan,sarımsak,  rezene,kuşkonmaz,karnıbahar, brokoli, lahana, turp,roka,pazı, pancar ve pancar yaprağı, yumurta, bıldırcın yumurtası, tüm peynirler, mayalı gıdalar, tüm mantarlar ki orman mantarları daha zengin, tüm fasülyeler, soya fasulyesi, maş fasulyesi,  barbunya, yeşil-sarı-kırmızı mercimekler, kabuklu pirinç ve mısır, semizotu,  ıspanak, yulaf, yulaf ezmesi, süt, özellikle keçi sütü,  kakao, bitter çikolata, keçi boynuzu ve pekmezi, üzüm pekmezi, dut pekmezi, 'berry' diye tabir edilen tüm meyveler yani dut, karadut,  böğürtlen, frambuaz gibi, muz, siyah erik, incir,ananas,papaya, mango, hurma, Trabzon hurması, narenciyeler, tatlı patates, Hindistan cevizi...Bu kadar çok gıdada bolca varken sizce kapsül şeklinde almak mantıklı mı sizce? Üstelik fazlası zarar, insan vücudunun günde sadece 100 microgram selenyuma ihtiyacı var ve fazla alındığında 'selenosis' diye bir toksik durum gelişiyor ki oldukça sinsi; mide bağırsak sorunları,  saç dökülmesi,  tırnaklarda zayıflama ve beyaz lekeler ve yorgunluklukla kendini gösteriyor. Hep söylüyorum ya,  tabiat çok cömert bedenimiz ise çok tutumlu...Sağlık ve esenlikler dileğimle...
86 1,734 3 weeks ago
#selenyum #selenosis #fonksiyonelbeslenme
yıllardır danışanlarımın en sık sorduğu sorulardan biri; selenyum takviyesi almalı mıyım? selenyum kansere karşı koruyucu mudur? selenyumun kanser tedavisindeki yeri nedir? evet, selenyum, bağışıklık ve antioksidandan koruma sistemlerimizin çalışması için elzem bir mineraldir, eksik olduğunda ne bağışıklık sistemimiz düzgün çalışabilir ne de bizi oksitlenmeye yani 'paslanmaya' karşı koruyan antioksidan savunma sistemimiz...
selenyum 'hapları' almalı mıyız? hayır! çünkü tabiat cömertçe sunmuş bu kıymetli minerali bize.paylaştığım resimlerde gördüğünüz onlarca gıdanın hepsi selenyum zengini...yıllardır, sağlık köşesi yazdığım gazete ve dergilerde, kitaplarımda, röportajlarımda hep aynı şeyi vurguladım; 'hap' hakkımızı gerçek ilaçlarda kullanmalıyız, gıda olarak alabildiğimiz maddelerde değil! selenyum şu gıdalarda bolca var; tüm balıklar, tüm yağlı tohumlar, fındık, yer fıstığı, antep fıstığı, kaju, ceviz,pikan cevizi, brezilya fındığı, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, susam, tahin, çörekotu, soğan,sarımsak, rezene,kuşkonmaz,karnıbahar, brokoli, lahana, turp,roka,pazı, pancar ve pancar yaprağı, yumurta, bıldırcın yumurtası, tüm peynirler, mayalı gıdalar, tüm mantarlar ki orman mantarları daha zengin, tüm fasülyeler, soya fasulyesi, maş fasulyesi, barbunya, yeşil-sarı-kırmızı mercimekler, kabuklu pirinç ve mısır, semizotu, ıspanak, yulaf, yulaf ezmesi, süt, özellikle keçi sütü, kakao, bitter çikolata, keçi boynuzu ve pekmezi, üzüm pekmezi, dut pekmezi, 'berry' diye tabir edilen tüm meyveler yani dut, karadut, böğürtlen, frambuaz gibi, muz, siyah erik, incir,ananas,papaya, mango, hurma, trabzon hurması, narenciyeler, tatlı patates, hindistan cevizi...bu kadar çok gıdada bolca varken sizce kapsül şeklinde almak mantıklı mı sizce? üstelik fazlası zarar, insan vücudunun günde sadece 100 microgram selenyuma ihtiyacı var ve fazla alındığında 'selenosis' diye bir toksik durum gelişiyor ki oldukça sinsi; mide bağırsak sorunları, saç dökülmesi, tırnaklarda zayıflama ve beyaz lekeler ve yorgunluklukla kendini gösteriyor. hep söylüyorum ya, tabiat çok cömert bedenimiz ise çok tutumlu...sağlık ve esenlikler dileğimle...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#kabak #marrowweggies #fonksiyonelbeslenme 
En fazla çeşidi olan sebzelerden biri kabak ve en bol en çeşitli olduğu mevsimin sonları geliyor, bitmeden bir kez daha 'şifalandırın' hücre ve dokularınızı bu muhteşem ilaç besinle derim...Biz her beslendiğimizde hücre düzeyinde beslenemeyiz aslında, her yediğimiz hücrelerimizi 'doyurmaz' sadece karnımız doyar.Kabak, zengin fitokemikal içeriği ile hücre düzeyinde birçok dokumuzu 'doyurur'; kemik dokusu, bağ dokusu, kalp ve damar sistemi,  sindirim sistemi organ ve dokuları, göz ve böbrek...Sebzelerde az bulunan üç kıymetli elementi 'tipinden beklenmeyecek' zenginlikte içerir; demir,  kalsiyum ve E vitamini. Zengin demir kaynakları olan kırmızı et, karaciğer ve sakatata bitkisel bir alternatiftir, E vitaminin esas kaynakları aslında yağlı tohumlar ve yumurta sarısı iken, yine kabak zengin bir alternatiftir. Kalsiyuma da sebzelerde bu düzeyde az rastlanır ki bu da onu kemik sağlığı için önemli bir destek yapar.Tek bir A vitamini yoktur doğada, 'karotenoidler' adlı büyük bir yelpazede birçok A vitamini çeşidi bulunur, kabak türleri hemen hepsini içerir, her renginden alıp karışık pişirmekte fayda var. Kabağın sarı yeşilden turuncuya uzanan renk yelpazesinde her renkte ayrı bir A vitamini türü var ki bunlar ağızdan anüse kadar tüm iç yüzey kanserlerine karşı koruyucu özellik gösterirler.Kabakta bu karotenoidler, askorbik asit diye tabir edilen C vitamini ile birliktedir, bu kombinasyon, hücre düzeyinde, sinerjik bir antioksidan koruma sağlar. Sinerji, güçlerin birleşmesidir, kabaca 2+2'nin 4 değil 8 etmesidir. Hücre düzeyindeki bu antioksidan koruma çok önemlidir çünkü biz, hücre düzeyinde 'paslana paslana' yaşlanırız. Oksidasyon, hücre düzeyindeki paslanmadır ve her nefes aldığımızda, hücrelerimiz oksijeni her kullandığında bizi paslandıran yan ürünler, tehlikeli atıklar salarlar. Peki ne yapacağız?  Oksijen almayacak mıyız? Hayır, elbette alacağız, ancak bu oksijen yan ürünlerini düzenli olarak bedenimizden, hücre ve dokularımızdan 'süpüreceğiz' uzaklaştıracağız, işte kabak, bu işi çok etkili bir şekilde yapan tabiat 'ikramlarından' biri...Tabiattaki birçok ilaç besin gibi...Sağlık ve esenlikler dileğimle...
82 1,578 3 weeks ago
#kabak #marrowweggies #fonksiyonelbeslenme
en fazla çeşidi olan sebzelerden biri kabak ve en bol en çeşitli olduğu mevsimin sonları geliyor, bitmeden bir kez daha 'şifalandırın' hücre ve dokularınızı bu muhteşem ilaç besinle derim...biz her beslendiğimizde hücre düzeyinde beslenemeyiz aslında, her yediğimiz hücrelerimizi 'doyurmaz' sadece karnımız doyar.kabak, zengin fitokemikal içeriği ile hücre düzeyinde birçok dokumuzu 'doyurur'; kemik dokusu, bağ dokusu, kalp ve damar sistemi, sindirim sistemi o***n ve dokuları, göz ve böbrek...sebzelerde az bulunan üç kıymetli elementi 'tipinden beklenmeyecek' zenginlikte içerir; demir, kalsiyum ve e vitamini. zengin demir kaynakları olan kırmızı et, karaciğer ve sakatata bitkisel bir alternatiftir, e vitaminin esas kaynakları aslında yağlı tohumlar ve yumurta sarısı iken, yine kabak zengin bir alternatiftir. kalsiyuma da sebzelerde bu düzeyde az rastlanır ki bu da onu kemik sağlığı için önemli bir destek yapar.tek bir a vitamini yoktur doğada, 'karotenoidler' adlı büyük bir yelpazede birçok a vitamini çeşidi bulunur, kabak türleri hemen hepsini içerir, her renginden alıp karışık pişirmekte fayda var. kabağın sarı yeşilden turuncuya uzanan renk yelpazesinde her renkte ayrı bir a vitamini türü var ki bunlar ağızdan anüse kadar tüm iç yüzey kanserlerine karşı koruyucu özellik gösterirler.kabakta bu karotenoidler, askorbik asit diye tabir edilen c vitamini ile birliktedir, bu kombinasyon, hücre düzeyinde, sinerjik bir antioksidan koruma sağlar. sinerji, güçlerin birleşmesidir, kabaca 2+2'nin 4 değil 8 etmesidir. hücre düzeyindeki bu antioksidan koruma çok önemlidir çünkü biz, hücre düzeyinde 'paslana paslana' yaşlanırız. oksidasyon, hücre düzeyindeki paslanmadır ve her nefes aldığımızda, hücrelerimiz oksijeni her kullandığında bizi paslandıran yan ürünler, tehlikeli atıklar salarlar. peki ne yapacağız? oksijen almayacak mıyız? hayır, elbette alacağız, ancak bu oksijen yan ürünlerini düzenli olarak bedenimizden, hücre ve dokularımızdan 'süpüreceğiz' uzaklaştıracağız, işte kabak, bu işi çok etkili bir şekilde yapan tabiat 'ikramlarından' biri...tabiattaki birçok ilaç besin gibi...sağlık ve esenlikler dileğimle...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
...büyük küçük yoktur her şeyi yaratan için...her şey aynı yerden gelir...sahibi sensin kürenin...yedi yıldızın ve güneş yılının...Sezar'ın elinin...Platon'un beyninin...İsa'nın kalbinin...ve Shakespeare'in gayretinin... 1841, R.W.Emerson
(fotoğraf sanatçısı @havaneser_akira__)
31 1,365 4 weeks ago
...büyük küçük yoktur her şeyi yaratan için...her şey aynı yerden gelir...sahibi sensin kürenin...yedi yıldızın ve güneş yılının...sezar'ın elinin...platon'un beyninin...İsa'nın kalbinin...ve shakespeare'in gayretinin... 1841, r.w.emerson
(fotoğraf sanatçısı @havaneser_akira__ )
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
...birazdan kanal D'de 4 Kadın Zamanı'nda canlı yayında olacağım,  paylaşmak üzere...
155 2,321 4 weeks ago
...birazdan kanal d'de 4 kadın zamanı'nda canlı yayında olacağım, paylaşmak üzere...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
#kanseriyileşir #kanserdenkorkma #fitoterapi

11 yaşında bir erkek çocuğu, 'Ewing sarkom' adlı, agresif seyrettiğini bildiğimiz bir kanser vakası.Mart ayında sağ omuzda kitle ve ağrı şikayetleri ile hastaneye başvuran hastaya 10 nisanda patolojik tanı konmuş ve yapılan Pet ct'de akciğerlere, yaygın olarak iskelet sistemine ve köprücük kemiği etrafı ve koltuk altı lenf bezlerine yaygın dağılım olduğu görülmüştü.Hasta İstanbuldaki önemli bir üniversite hastanesinin çocuk-hematoloji-onkoloji bölümünde takip ediliyordu.Kemoterapi başlanan hastada yüksek ateş ve kan değerlerinde aşırı düşme olunca kemoterapiye ara verilmiş ve enfeksiyon kontrolü nedeniyle hastaneye yatırılmıştı.Bu dönemde aile bana başvurdu ve hastaya besin takviyeleri ve bitkisel ilaçlar başlama şansımız oldu.Aileden önerdiğim reçeteyi klinik doktorları ile paylaşmalarını istedim.Hastamızın doktorunun da onayı ile fonksiyonel beslenme ve Fitoterapiyi  eşzamanlı yürüttük. Doktorları, en az 10 kemoterapi seansı sonrasında belki ameliyata alabileceklerini ama bu sürecin daha da uzayabileceği bilgisini vermişlerdi.Bugün getirdikleri raporda sadece 6 kemoterapi sonrası pet ct raporunda 'tedaviye anatomik ve metabolik tam yanıt' sonucunu gördük.Çocuğumuzun genel durumu ve fizik muayene bulguları gayet iyi olup artık ağrı kesici bile kullanmıyordu.  Annesi 'doktorumuz çok sevindi ve şaşırdı,  bu beklediğimizden fazlası dedi' derken gözleri ışıl ışıldı...O annenin gözlerindeki o sevinç ışıltıları bugün fitoterapiye bir kere daha aşık olmamı sağladı...Hep şunu savunuyorum; bir hastalıkta fitoterapiden faydalanmak,klasik tıbbi tedavileri bırakmak anlamına gelmiyor, aksine 'doğru' besin takviyeleri ve bitkisel ilaçlar kullanıldığında klasik tedavilerin etkisi olumlu anlamda artırılırken, hasta daha az yan etki görüyor.Hastaların ve hekimlerimizin haklı olarak korktukları 'çakışma' konusunu, yani bazı bitkisel ilaçlarla kemoterapilerin uyumsuzluk sorununu 'bilimle' çözmek mümkün.Nasıl ki meyvelerden greyfurt bazı kemoterapi ilaçlarının etkilerini bozuyor diğerleri bozmuyorsa bitkisel ilaçların bazıları da sinerjik etki ile hastanın tedavisine yardımcı oluyor,elbette bilimsel kurallar altında, bilim ışığında...
208 1,856 5 weeks ago
#kanseriyileşir #kanserdenkorkma #fitoterapi
11 yaşında bir erkek çocuğu, 'ewing sarkom' adlı, agresif seyrettiğini bildiğimiz bir kanser vakası.mart ayında sağ omuzda kitle ve ağrı şikayetleri ile hastaneye başvuran hastaya 10 nisanda patolojik tanı konmuş ve yapılan pet ct'de akciğerlere, yaygın olarak iskelet sistemine ve köprücük kemiği etrafı ve koltuk altı lenf bezlerine yaygın dağılım olduğu görülmüştü.hasta İstanbuldaki önemli bir üniversite hastanesinin çocuk-hematoloji-onkoloji bölümünde takip ediliyordu.kemoterapi başlanan hastada yüksek ateş ve kan değerlerinde aşırı düşme olunca kemoterapiye ara verilmiş ve enfeksiyon kontrolü nedeniyle hastaneye yatırılmıştı.bu dönemde aile bana başvurdu ve hastaya besin takviyeleri ve bitkisel ilaçlar başlama şansımız oldu.aileden önerdiğim reçeteyi klinik doktorları ile paylaşmalarını istedim.hastamızın doktorunun da onayı ile fonksiyonel beslenme ve fitoterapiyi eşzamanlı yürüttük. doktorları, en az 10 kemoterapi seansı sonrasında belki ameliyata alabileceklerini ama bu sürecin daha da uzayabileceği bilgisini vermişlerdi.bugün getirdikleri raporda sadece 6 kemoterapi sonrası pet ct raporunda 'tedaviye anatomik ve metabolik tam yanıt' sonucunu gördük.çocuğumuzun genel durumu ve fizik muayene bulguları gayet iyi olup artık ağrı kesici bile kullanmıyordu. annesi 'doktorumuz çok sevindi ve şaşırdı, bu beklediğimizden fazlası dedi' derken gözleri ışıl ışıldı...o annenin gözlerindeki o sevinç ışıltıları bugün fitoterapiye bir kere daha aşık olmamı sağladı...hep şunu savunuyorum; bir hastalıkta fitoterapiden faydalanmak,klasik tıbbi tedavileri bırakmak anlamına gelmiyor, aksine 'doğru' besin takviyeleri ve bitkisel ilaçlar kullanıldığında klasik tedavilerin etkisi olumlu anlamda artırılırken, hasta daha az yan etki görüyor.hastaların ve hekimlerimizin haklı olarak korktukları 'çakışma' konusunu, yani bazı bitkisel ilaçlarla kemoterapilerin uyumsuzluk sorununu 'bilimle' çözmek mümkün.nasıl ki meyvelerden greyfurt bazı kemoterapi ilaçlarının etkilerini bozuyor diğerleri bozmuyorsa bitkisel ilaçların bazıları da sinerjik etki ile hastanın tedavisine yardımcı oluyor,elbette bilimsel kurallar altında, bilim ışığında...
elifguveloglu

@elifguveloglu

Dr.Elif Güveloğlu
...Ege Sahillerinde şölen var...9 Eylül İzmir'in kurtuluşu çok hoş bir coşkuyla kutlanıyor...sahilde coşku dolu insanlar, her yerde Türk bayrakları, Atatürk posterleri ve Solotürk'ün muhteşem gökyüzü gösterisi...
18 1,296 last month
...ege sahillerinde şölen var...9 eylül İzmir'in kurtuluşu çok hoş bir coşkuyla kutlanıyor...sahilde coşku dolu insanlar, her yerde türk bayrakları, atatürk posterleri ve solotürk'ün muhteşem gökyüzü gösterisi...